Salı, Haziran 30, 2009

Bir burası vardı dimi unutmuşum.

Çarşamba, Ekim 29, 2008

Herkesin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.

Pazar, Ekim 26, 2008

Sonunda şifremi hatırlayıp bloguma girebildim. Son olaylar hakkında hiç bir şey yazmayacağım bunları daha önce yazdım. Ben söylediğimde insanlar bana sen özgür düşünceye karşı çıkıyorsun, baskıcı rejimden yanasın diye bıdı bıdı ettiler. Buyrun özgürlüğünüzü doya doya yaşayın.

Cuma, Şubat 22, 2008

Persopolis filmini izlemeyenlere izlemelerini tavisye ederim özellikle liberallere ve özgür(?) düşünce diyenlere.


Şunu anlayın artık özgürlük hak edene verilir. Özgürlük vermeye çalıştığınız türban baskı aracından başka bişey değildir. Eğer hala özgürlük diyorsanız bana İran, Irak, Afaganistan'da ki kadın haklarından bahsedin lütfen öğrenmek istiyorum bana ordaki kadın haklarından bahsedin.



Kız kardeşinizi, annenizi, seviglinizi bu şekilde mal olarak görüyorsanız devam edin. Özgürlük verin. Afaganistanda kadın hakları bildirgesi dağıttığı için idam edilien gencede özgürlükten bahsedin.


BURAYI OKUDUĞUNUZU BİLİYORUM AMA CEVAP YAZMAYA KORKUYORSUNUZ BUYRUN YAZIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜZ YAZIN GÖRELİM TÜRBAN ÖZGÜRLÜKTÜR DEDİKÇE KADIN BİR MALDIR DİYORSUNUZ. LÜTFEN BİRİSİ ŞURAYA MANTIKLI BİR CEVAP YAZSIN BEN YANLIŞMI DÜŞÜNÜYORUM KADIN BİR MAL MI ? ÖZGÜRLÜK DEDİĞİMİZ ŞEY BU MU ?

GÜL ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİ ONAYLADI


Gül: "Yapılan düzenleme Cumhuriyetin temel niteliklerine aykırı bulunmamıştır"

22.02.2008 19:06

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, türbanın yükseköğretimde serbest bırakılmasını içeren Anayasa'nın 10 ve 42. maddelerinde değişiklik öngören yasayı onayladı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Genel Kurulu'nda zorunlu referandum sınırı olan 367'nin üstünde rekor sayılabilecek 411 oyla kabul edilen 5735 sayılı yasayı onayladı.

Yasa ile Anayasanın 10. maddesi, "Devlet organları ve idari makamları, bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır" şeklinde değişti.

Anayasanın “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. maddesine ise "Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yüksek öğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir" fıkrası eklendi.

İşte Çankaya Köşk'ünden konuyla ilgili yayınlanan açıklama:

5735 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla ilgili olarak yapılan incelemede, Anayasanın 10'uncu ve 42'nci maddelerine eklenmesi öngörülen hükümlerin, Anayasada zaten var olan hükümleri daha ayrıntılı bir şekilde tavzih ve teyit etmek suretiyle kanun önünde eşitlik ilkesini ve eğitim ve öğrenim hakkını güçlendirmeyi hedeflediği anlaşılmıştır.

İncelenen Kanunla yapılan düzenlemeler hukukun genel ilkelerine, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve Anayasa değişikliğine ilişkin şekil kurallarına aykırı bulunmamıştır.

Diğer taraftan, anılan Kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde grubu bulunan dört siyasi partiden üçünün desteğine ve milletvekillerinin geniş bir mutabakatına dayalı olarak 411 oyla kabul edilmiştir. Bu, genel seçimlerdeki oyların yaklaşık olarak % 80?ine tekabül etmektedir. Çeşitli kamuoyu araştırmalarında da, sorunun çözümü konusunda genel bir eğilimin ortaya konduğu görülmektedir.

Anılan Kanuna ilişkin tartışmalar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce kabul edilmesinden sonra Cumhurbaşkanlığına iletilen görüşler sebebiyle, Sayın Cumhurbaşkanımız konunun uzmanlarıyla görüşmüş ve konunun her yönüyle değerlendirilmesi için ayrıntılı incelemeler yaptırmıştır.

Ayrıca, sorunun çözümüne yönelik olarak bazı sivil toplum kuruluşlarınca getirilen alternatif öneriler değerlendirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız, meselenin Anayasa değişikliğine gerek kalmadan partiler arasında sağlanacak bir mutabakatla çözümü için sivil toplum örgütlerinin başlattıkları iyiniyetli girişimlere fırsat vermek amacıyla bir süre beklemeyi uygun bulmuşlar ve bu girişimlerin sonuçlanmasını beklemişlerdir.

Ancak, kanunların yayımlanması için Anayasanın 89'uncu maddesinde öngörülen süre içinde söz konusu girişimlerden bir sonuç alınamayacağı anlaşılmıştır.

Bu sebeplerle, anılan Kanun Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Anayasanın 89'uncu ve 104'üncü maddeleri uyarınca yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderilmiştir.

Bununla birlikte, bazı vatandaşlarımızın endişelerinin de anlayışla karşılanmasında ve bu endişeleri giderecek düzenlemelerin hayata geçirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanımız bu kaygıların giderilmesi konusunda azami hassasiyet ve özenin gösterilmesi gereğine inanmaktadır.

Ayrıca, diğer temel hak ve hürriyetleri güçlendirecek düzenlemelere hız kazandırılması ve Avrupa Birliği'ne tam üyelik sürecinin gerektirdiği reformlara öncelik verilmesi de Sayın Cumhurbaşkanımızca gerekli görülmektedir.

HABERTURK.COM - AJANSLAR

Gördüğnüz gibi korkakça bir hareketle askerin Irak'a girmesini bekledi millet can derdinde iken yasaya imza attı. Yasaya korkakça bir imza atıldı bu mu inancınızı savunucak sadece ne kadar korkak bir insan olduğunu gösterdi devam Türkiyem bekle demokrasi geliyor.

Perşembe, Şubat 21, 2008

"Türbanı okula sokmayan rektörlere ceza verilsin"
AKP Genel Başkan Yardımcısı Fırat'ın önerisi yeni bir tartışma yarattı...

21.02.2008 10:52
AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Anayasa’nın 10. ve 42. maddelerinin değiştirilerek yüksek öğretimde türbanın önünü açan düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde buna uymayan rektör dahil tüm yöneticilerin cezalandırılması için TCK’ya yeni bir madde eklenmesi gerektiğini söyledi.

YENİ TARTIŞMA BAŞLADI

AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün, Anayasa’nın “Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılmaması” başlıklı 14. maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak Türk Ceza Kanunu’nda değişiklik yapılmasını önerince AKP’de yeni bir tartışma başladı. Bu yolla başı açıkların güvencede olabileceğini savunan Ergün’e en büyük destek Fırat’tan geldi. Fırat, aynı maddeye dayanarak, Anayasa’da getirilen giyim özgürlüğüne uymayan rektörlerin de cezalandırılması gerektiğini söyledi.

Bugüne kadar Anayasa’da ifade edilen bu müeyyidelerin yasa ile tanımlanmadığını kaydeden Fırat, “Bu büyük bir noksanlık. Türk Ceza Kanunu’nda bu yönde bir değişiklik olabilir demiyorum, olmak zorundadır diyorum” diye konuştu. AKP’li Fırat, Anayasa değişikliğinin yasalaşmasından sonra YÖK Yasası’nın Ek 17. maddesinde yapılacak düzenlemeye içinden çıkılmaz hale gelebilir gerekçesiyle “Üniversiteye çarşaf, burka, peçe, bikini ile girilemez” ifadesinin konmasının da kanun tekniği açısından uygun olmadığını söyledi.

Akşam









































Kaynak : Haberturk.com


Bu örnekte görüldüğü gibi bizden olmayana ceza verilsin anlayışı demokrasinin temel taşlarından biridir.

Cuma, Şubat 15, 2008

Bu gerçek gündemin bir parçası ama kimin umrunda nasılsa özgür bir ülke olacağız yuppiiiii

Dün yazdığım haberin bugünkü devamı

Bira içen öğrencilere verilen ceza

Bu da tessetüre girene hediye kampanyası (umarım ileride hediyeleri ilerletirlerde bende tessetüre girerim)

İçki yasssah goçum (Offf unutmuşum AKP yasakçı değildi özgürlükçü, demokrat bir partiydi pardon benim hatam)

"Zina yapan hapse atılsın" YÖK'ün 2. adam rolüne atanan profesörden 101 AKPAP kodlu ders (AKP ahlak polisliği)


Bu gidişle bloga hergün yazı yazarım.

Perşembe, Şubat 14, 2008

Kısa etekli öğrencilere kezzap paniği



Ali ŞEN- Mustafa ERCAN- Tolunay DUMAN/TARSUS(Mersin), (DHA)

Kısa etekli öğrencilere kezzap paniği
MERSİN’in Tarsus İlçesi’nde biri lise son diğeri ilköğretim okulu 6’ncı sınıf öğrencisi 2 kızın bacaklarına, eteklerinin kısa olduğu gerekçesiyle arkalarından gelen birkaç kişi tarafından şırınga ile sıvı bir madde püskürtüldü. Yanma hissi ile çığlık atan kız öğrencilerden biri kuaföre, diğeri okuluna sığındı.

KEZZAP ATILAN ÖĞRENCİ FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

Yakıcı sıvı maddenin ne olduğu araştırılırken, kızların bacaklarında yara oluştu. Doktorlar, kız öğrencilerin bacaklarına sıkılan sıvı maddenin güçlü bir asit olabileceğini söylerken, polis saldırganları arıyor.

Cumhuriyet Savcılığı’nın incelemeye aldığı her iki olay geçen pazartesi günü meydana geldi. Kent merkezinde yaşanan ilk olayda, Anıt Mahallesi’ndeki Atatürk İlköğretim Okulu’nun kapısı önünde duran 14 yaşındaki B.S.Y., sağ bacağında yanma hissedince çığlık attı. Okul yönetiminin Tarsus Devlet Hastanesi’ne götürdüğü B.’nin bacağına yakıcı ve yanıcı bir madde sıkıldığı belirlendi.
Öğle saatlerinde yaşanan bu olaydan yarım saat sonra da şırıngalı saldırı olayı, bu kez, bu okula 100 metre uzaklıktaki Atatürk Bulvarı Demokrasi Meydanı’nda bulunan Cengiz Topel Lisesi önünde meydana geldi. Kimliği belirsiz iki kişiden biri, okul çıkışı kaldırımda yürüyen ve kısa etekli okul forması giydiği için laf attıkları 17 yaşındaki G.K.’nin arkasından yanaşarak, bacaklarına doğru şırınga ile bir madde sıkıp kaçtı. Her iki bacağının diz altı kesiminde giydiği çorapları bir anda yanarak acılar içinde çığlık atan G.K., yakındaki bir kuaföre sığındı. Kuaförde bacaklarına su dökülerek sakinleştirilen G.K. de Tarsus Devlet Hastanesi’nde tedavi edildi.

EŞKAL AYNI
İlk ifadeleri hastane polisince alınan kız öğrenciler, daha sonra Çocuk Şubesi’ne götürüldü. Burada yeniden ifadeleri alınan öğrenciler ve görgü tanıklarının ifadelerinden, saldırıyı yapanların eşkallerinin aynı olduğu anlaşıldı.
Polisin hazırladığı dosya Cumhuriyet Savcılığı’na intikal ettirilirken, geniş bir soruşturma başlatıldı. Öğrencilerin bacaklarına sıkılan, doktorların güçlü bir asit olabileceğini söylediği yakıcı sıvı maddenin ne olduğunun belirlenebilmesi için öğrencilerin yanan çorapları inceleme için Adana’daki Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı’na gönderildi. Verilen eşkal doğrultusunda şırıngalı saldırganları arayan polis, soruşturmayı sürdürüyor.

ÇORAPLARI ERİYİP, YANDI
Olayın şokunu yaşayan kız öğrencilerden G.K., öğlen saati ders bitimi sonrası eve giderken önünden 2-3 kişinin geçtiğini belirtip, yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Bana ‘Bu kızın eteği kısa’ diyerek laf attılar. Daha sonra arkamdan bir sıvı sıçraması hissettim, sonra çorabımın yandığını gördüm. Çorabım erimeye başladı ve yanmayı hissedince bağırdım. Acı yüzünden etrafıma bakamıyordum. Daha önceden gittiğim bir kuaföre sığındım, onlar yardım etti. Hastaneye gidince mahalleden bir kız arkadaşımla karşılaştım. Onda da aynı şey olmuş. Onun da bir bacağı yanmıştı. Pansuman yaparken canım çok acıyordu. Doktorlar ‘Asit, kezzap olabilir. Şırınga ile sıkılmıştır’ dediler. Bunu yapanlar 20 yaşlarında 2- 3 kişiydi sanıyorum. Saldırının bizim kısa etekli olduğumuz için yapılmış olabileceğini düşünüyorum. Türban olayları gündemdeyken, bana ‘eteği kısa’ demelerinden öyle şüpheleniyorum.”

‘KISA ETEKLİLERE KEZZAP ATILIYORMUŞ’
Arkadaşıyla okula giderken bu olayın başına geldiğini anlatan B.S.Y. de, ayağının önce kaşınır gibi olduğunu, ancak önemsemediğini belirterek, kaşıntının acıya dönüştüğünü söyledi. B.S.Y. olayı şöyle anlattı:
“Bacağım kaşınır gibi oldu, sonradan yanma ve acı hissettim. Baktığımda çorabım yırtılmış, mor lekeler oluşmuştu. Canım yandı, çığlık atınca okul idaresine gittim. Annemi aradık geldi. Fen öğretmenimiz yaraya bakıp, asit olduğunu söyledi. Hastaneye gittik, pansuman yapıldı, şimdi bacağımda yara var” dedi.

Yaşanan bu iki olay, ‘kısa eteklilere kezzap atılıyormuş’ söylentilerinin yayılmasına ve paniğe yol açtı. Polis, şırıngalı dehşetin faillerini arıyor.

EMNİYETTEN AÇIKLAMA: KIZLAR EŞKAL VEREMİYOR
Mersin'in Tarsus ilçesinde biri ilköğretim okulu, diğeri lise öğrencisi iki kızın bacağına kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişiler tarafından yanıcı madde döküldü.

İlçe Emniyet Müdürü Halil Tokyürek'in verdiği bilgiye göre, ilköğretim Okulu 6'ncı sınıf öğrencisi B.Y'nin (13) bacağına Atatürk Caddesi, lise son sınıf öğrencisi G.K'nin (17) bacağına ise Cengiz Topel Caddesi Yıldızlar kavşağı yakınında kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişiler tarafından asit benzeri yanıcı madde döküldü.

Tokyürek, okula giden kız çocuklarının çoraplarının yırtılarak, mor leke görmeleri ve acı hissetmeleri üzerine Tarsus Devlet Hastanesi'ne gittiklerini belirterek, “Kızlar eşkal veremiyor. Şu an olayı kimin ve neden yaptığı araştırılıyor” dedi.

Tokyürek, mobese kameralarının da izlendiğini, savcılık tarafından laboratuvara gönderilen yanıcı maddenin ne olduğunun inceleme sonucu anlaşılacağını bildirdi.



Kaynak : Hürriyet

Bayanlar yanlarınızda güvenlik için spey vs. gibi araçlar bulundurun.
Demokratik kaosa merhaba!!!!!